Kayıtlar

İklim ve İklimlendirmenin Kahveciliğe Etkisi, İklim Kaynaklı Gölge Ağaç Uygulamaları

Resim
  Bildiğimiz gibi iklim değişikliği, dünyadaki kahve üretimi için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli Beşinci Değerlendirme Raporuna göre ortalama yüzey sıcaklığı 1880'den günümüze kadar 0,85 C artmıştır ve senaryolara bağlı olarak 2100 senesine kadar 1 C ile 3.7 C derece daha artacaktır. Bu tahminlere göre, küresel Arabica kahvesinin %36'sını üreten Brezilya'nın kahve üretimine uygunluğunun ortalama %30 ile %85 arasında düşmesi beklenmektedir. IPCC'nin daha karamsar senaryosuna göre Meksika, şu anda kahve yetiştiriciliğine uygun 27.400 m2'nin %29'unu kaybedecek ve kahvenin döviz kazancının %20'sini temsil ettiği Uganda da kahve üretimi için uygun alanı %25 oranında azalacak. Üretim seviyelerini korumak için, Uganda ve diğer ülkelerdeki Arabica kahve çiftçilerinin, korunan dağ ormanlarının bulunduğu daha yüksek rakımlı alanlara geçmeleri gerekecek. İklim değişikliği, yağışların coğrafi ve zamansal olarak yeniden paylaşı...

Kahve Kalitesindeki Biyotik ve Abiyotik Faktörler

Resim
Kahve kalitesini belirleyen en önemli unsurlardan birisi de kahvedeki biyotik ve abiyotik faktörlerdir. Kahve bir ağacın meyvesi olduğu için tarımsal olarak bazı negatif etkilerle karşı karşıyadır. İlk olarak biyotik faktörlerden bahsedebiliriz.   Biyotik faktörler adından da anlaşılacağı üzere yaşayan canlı organizmalar tarafından meydana gelen yıkımlardır. Bunlar genellikle böcekler, bakteriyel ve mantar hastalıklarıdır. Kaliteli ve canlı bir kahve ticareti için kahve ağaçları uygun besin ve kimyasalla desteklenmelidir. Zirai kimyasalları karşılayabilen çoğu çiftçi, bunları üretkenliği ve geliri arttırabilmek için kullanır. Kahve mahsulü milyonlarca çiftçinin tek geçim kaynağıdır ve böcek, mantar gibi tehditlerle karşı karşıya olduğu için mahsulü yok edebilir. 2013'te başlayan ve Orta Amerika ile Güney Meksika'yı kasıp kavuran pas salgını, kahve çiftçilerinin çaresizliğinin keskin bir hatırlatıcısıydı. Bu bölgelerde tahminen 4 milyon insan kahveye bağımlı ve sadece Guatem...

After Taste Nedir?

Resim
  Merhaba, bu yazımda sizlere kahvenin belki de yeterince üstünde durmadığımız ya da üstünde uzun uzadıya vakit harcamadığımız bir konusuna değineceğim. After Taste! After Taste hissiyatı sizlerin de çokça aşina olduğu gibi kahveyi içtikten sonra ağızda kalan tadın kısalığı, uzunluğu ve tadın cinsi şeklinde yorumlanmaktadır. Bu genel itibariyle doğru bir ifadedir. Bugünkü yazımda sizlere after taste’den ve nasıl oluştuğundan bahsedeceğim. Bu konuyla alakalı olarak aslında kahvedeki aromaların nasıl algılandığına da kısa bir giriş yapacağız. İlk olarak tadın oluşumunu inceleyelim. Kahvedeki tadı iki şekilde anlamlandırıyoruz. Bunlardan birincisi kahveyi içmeden önce kokladığımız anda gerçekleşiyor. Kahvedeki uçucu aromaları kokladığımız anda oluşan Ortho Nasal Olfaksiyon (koku alma işlemi) ile gerçekleşen koku hissiyatı. İkinci ve en önemlisi ise kahveyi yudumladıktan sonra buharlaşan aromaların burundaki Retro Nasal Olfaksiyon ile algılanan aromalardır. Evet yanlış duymadınız, ye...

İklim Krizinin Kahve Üretimine Etkisi

Resim
  Kahve sektörü, iklim değişikliklerinin kahve üretimi ve kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri gibi bazı zorluklarla karşı karşıyadır. Bu sebeple günümüzde küresel ısınma kaynaklı, sıcaklığa daha iyi adapte olabilen yeni arabica tür arayışı hız kazanmıştır. Arabica kahve türlerinin geliştirilmesi günümüzde ve ileriki yıllarda da gündemimizi meşgul edecek konulardan birisi olacaktır. Öte yandan, dünya pazarı daha yüksek hacimlerde kaliteli kahve talep etmekte ve üretici ülkeleri yeni nesil çeşitler geliştirmeye itmekte, daha iyi adaptasyon, daha tutarlı üretkenlik ve daha istikrarlı kalite profilleri için modifikasyon gerekmektedir. Kahve türleri arasında en iyi duyusal niteliğe sahip olan C. arabica için, gelecekteki ana hedef, yüksek duyusal kaliteyi, iklimin neden olduğu abiyotik (çevresel) streslere daha iyi adaptasyonla birleştirmek olacaktır. Kuraklık olaylarının yanı sıra artan haşere ve hastalık etkileri, arabica türünün geleceği için büyük bir risk teşkil etmektedir. Bu ned...

Kahve Biyokimyası 202

Resim
  Bir önceki yazıda Kahve BiyoKimyasına Giriş 101 adlı konuda, kahvedeki önemli asit yapılarına değinmiştim. Bu yazı da ise kahvenin bir diğer önemli kısmı olan Maillard reaksiyonları, organik asitler ve karemelizasyona değineceğim. Maillard Reaksiyonlarının genel tanımını ve işlevini anlamak, kahve alanındaki etkisini idrak edebilmek adına son derece önemlidir. Bu sebeple ilk olarak Maillard Reaksiyonu nedir ona bakalım. Maillard Reaksiyonu, aminoasitler ile indirgen şekerlerin sıcaklık altında birbiri arasında reaksiyon göstermesi sonucu oluşur. Karemelizasyon gibi enzimatik olmayan esmerleşme reaksiyonlarından bir tanesidir. Maillard reaksiyonları tek bir amino grubunun tek bir şeker grubuyla girdiği reaksiyon olmadığı için son derece çeşitli varyantları mevcuttur. Bu sebeple üzerinde durulması gereken son derece karmaşık bir reaksiyonlar bütünüdür. Bu işlemde, yüzlerce farklı lezzet bileşiği meydana gelir. Bu bileşikler parçalanarak yeni lezzet bileşiklerine dönüşürler. ...